İNŞİRÂH SÛRESİ

Bu sûre 8 âyettir. Mekke döneminde nâzil olmuştur. Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem’in Mîraca çıkarken göğsünün yarılmasından bahsedildiği için, ismini bu anlama gelen ″İnşirâh″ kelimesinden almıştır.


﴿ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Bismillâhirrahmânirrahîm.

﴿ اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ ﴿١﴾ وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَۙ ﴿٢﴾ اَلَّذ۪ٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ ﴿٣﴾

1-3. Ey Resûlüm! Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?* Ve senin üzerinden ağır yükünü kaldırmadık mı?* Öyle ki o, belini bükmüştü.

İzah: Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem, Mîraca çıkarılırken göğsünün nasıl yarıldığını ve sonrasında yaşadıklarını şöyle anlatmıştır:

فُرِجَ سَقْفُ بَيْتِي وَأَنَا بِمَكَّةَ فَنَزَلَ جِبْرِيلُ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَفَرَجَ صَدْرِي ثُمَّ غَسَلَهُ مِنْ مَاءِ زَمْزَمَ ثُمَّ جَاءَ بِطَسْتٍ مِنْ ذَهَبٍ مُمْتَلِئٍ حِكْمَةً وَإِيمَانًا فَأَفْرَغَهَا فِي صَدْرِي ... (م عن ابى ذر)

″Mekke’de iken evimin tavanı yarıldı. Cebrâil Aleyhisselâm indi. Göğsümü yardıktan sonra içini Zemzem suyu ile yıkadı. Sonra hikmet ve imân ile dolu altın bir tas getirip içindekini göğsümün içine boşalttı ve göğsümü kapadı.[1] Katırdan küçük ve eşekten büyük bir binit olan Burak getirildi. Adımını gözünün görebildiği kadar atıyordu. O Burak’a bindim ve Cebrâil ile birlikte biraz yol aldık. Cebrâil:

انْزِلْ فَصَلِّ فَفَعَلْتُ فَقَالَ أَتَدْرِي أَيْنَ صَلَّيْتَ صَلَّيْتَ بِطَيْبَةَ وَإِلَيْهَا الْمُهَاجَرُ ثُمَّ قَالَ انْزِلْ فَصَلِّ فَصَلَّيْتُ فَقَالَ أَتَدْرِي أَيْنَ صَلَّيْتَ صَلَّيْتَ بِطُورِ سَيْنَاءَ حَيْثُ كَلَّمَ اللّٰهُ عَزَّ وَجَلَّ مُوسَى عَلَيْهِ السَّلَام ثُمَّ قَالَ انْزِلْ فَصَلِّ فَنَزَلْتُ فَصَلَّيْتُ فَقَالَ أَتَدْرِي أَيْنَ صَلَّيْتَ صَلَّيْتَ بِبَيْتِ لَحْمٍ حَيْثُ وُلِدَ عِيسَى عَلَيْهِ السَّلَام ثُمَّ دَخَلْتُ بَيْتَ الْمَقْدِسِ فَجُمِعَ لِي الْأَنْبِيَاءُ عَلَيْهِمْ السَّلَام فَقَدَّمَنِي جِبْرِيلُ حَتَّى أَمَمْتُهُمْ(ن عن انس)

″İn ve namaz kıl″ dedi. Ben de öyle yaptım. Cebrâil: ″Namaz kıldığın yerin neresi olduğunu biliyor musun?″ dedi ve sözüne devamla ″Taybe’de (Medîne’de) namaz kıldın, oraya hicret edilecektir″ dedi. Sonra tekrar: ″İn ve namaz kıl″ dedi. Ben de inip namaz kıldım. Bunun üzerine Cebrâil dedi ki: ″Nerede namaz kıldığını biliyor musun?″ Allah’u Teâlâ’nın, Mûsâ Aleyhisselâm ile konuştuğu Tûr-i Sînâ’da namaz kıldın. Daha sonra tekrar: ″İn ve namaz kıl″ dedi. İndim ve namaz kıldım. Yine dedi ki: ″Namaz kıldığın yer neresidir biliyor musun?″ Îsâ Aleyhis-selâm’ın doğduğu yer olan Beyt-i Lahm’da kıldın.[2] Sonra Beyt-i Makdis’e girdim, bütün Peygamberler yanımda toplandı. Cebrâil beni öne geçirdi, onlara imamlık yaptım.[3]

(Tefsir ehli derler ki: Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem’in diğer Peygamberlere üstünlüğü açığa çıktı. Çünkü Beyt-i Makdis’te bütün Peygamberlere imam oldu.[4])

Mîraç ile ilgili geniş bilgi için de Sûre-i İsrâ, Âyet 1 ve izahına bakınız.


[1] Sahih-i Müslim, Îman 74 (263).

[2] Bu Hadis-i Şerif’te geçtiği üzere, Peygamberlerin, büyük zâtların makamlarını ve türbelerini ziyaret edip oralarda Allah için iki rek’at nâfile namaz kılmak buradan kalan bir sünnettir.

[3] Sünen-i Nesâî, Salat 1. Ayrıca bakınız: Sahih-i Buhârî, Bed’ul-Halk 6, Enbiyâ 22-23, Salat 1; Sahih-i Müslim, Îman 74 (259, 263 Sünen-i Nesâî, Salat 1; Sünen-i İbn-i Mâce, İkâmet’üs-Salat 194.

[4] Bu hususta Sûre-i Zuhruf, Âyet 45 ve izahına bakınız.


﴿ وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَۜ ﴿٤﴾ فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۙ ﴿٥﴾ اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۜ ﴿٦﴾ فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ ﴿٧﴾ وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ ﴿٨﴾

4-8. Ey Habîbim! Biz senin zikrini yücelttik.* Muhakkak her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.* Hakikaten her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.* O halde boş kaldığın vakit, Rabbine ibâdetle nefsini yor* ve ancak Rabbine yönel.

İzah: Allah’u Teâlâ Âyet-i Kerîme’de: Ey Habîbim! Biz senin zikrini yücelttik″ diye buyurarak, Habîbinin ismini; Kelime-i Şahadet’te, ezanda ve teşehhütte kendi adıyla beraber zikrederek şânını yüceltmiştir. Katâde Hazretleri diyor ki: Allah’u Teâlâ, Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem’in zikrini dünyâda da âhirette de yü­celtti. Hiçbir hutbe okuyan, şehâdet getiren ve namaz kılan yoktur ki: ″Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammed’en Resûlullah″ diye seslenmiş olma­sın.[1]

Bu hususta Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

أتَانِي جِبْرِيلُ فَقالَ إنَّ رَبِّي وَرَبكَ يَقُولُ: كَيْفَ رَفَعْتُ لَكَ ذِكْرَكَ؟ قَالَ: اللّٰهُ أعْلَمُ، قَالَ: إذَا ذُكِرْتُ ذُكرتَ مَعِي (ع عن أبي سعيد الخدرى)

Cebrâil bana gelip dedi ki: ″Benim ve senin Rabbin, ″Şânını nasıl yükselttiğime bir baksın, diyor″ dedi. Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem: ″Allah’u Teâlâ en iyi bilendir″ dedi. Allah’u Teâlâ buyurdu ki: ″Benim adım zikredilince, Benimle beraber sen de zikredilirsin.″[2]

Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem bir diğer Hadis-i Şerif’inde de şöyle buyurmuştur:

أَنَا أَوَّلُ النَّاسِ خُرُوجًا اِذَا بُعِثُوا وَأَنَا خَطِيبُهُمْ إِذَا وَفَدُوا وَأَنَا مُبَشِّرُهُمْ اِذَا أَيِسُوا لِوَاءُ الْحَمْدِ يَوْمَئِذٍ بِيَدِي وَأَنَا أَكْرَمُ وَلَدِ آدَمَ عَلَى رَبِّى وَلَا فَخْرَ (ت عن انس)

″İnsanların, mahşer yerine getirilecekleri zaman kabrinden ilk çıkan benim, insanların hatipleri benim, ümitlerini kestikleri zaman müjdecileri benim, Livâ’ul-Hamd Sancağı o gün benim elimdedir. Allah katında Âdemoğlunun en şereflisi benim. Bunları övünmek için söylemiyorum, hakikat budur.″[3]

Resûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem’in diğer Peygamberlerden daha üstün olduğuna dair Sûre-i Bakara, Âyet 253, Sûre-i Âl-i İmrân, Âyet 81-82 ve izahına bakınız.


[1] İbn-i Cerir et-Taberî, Câmi’ul-Beyan, c. 24, s. 494.

[2] Ebu Ya’lâ, Müsned, Hadis No: 1349; Kenz’ul-Ummal, Hadis No: 31891.

[3] Sünen-i Tirmizî, Menâkib 2.