Sünnet Üzere Gusül Abdesti Şöyle Alınır:

Bir kimse gusül etmek için girdiği banyoda ön ve arkası kıbleye gelmeyecek şekilde durur veya oturur.[1] Şâyet üzerinde meni veya suyun deriye ulaşmasını engelleyecek şeyler varsa, bunları yıkar. Sonra ön ve arkasını tahâret eder, yıkar.[2] Sonra Besmele çekerek gusül abdesti almaya niyet eder ve namaz abdesti gibi abdest alır.[3] Fakat ağzına bol su vererek gargara yapar ve burnuna verdiğinde de genzini yakacak şekilde çeker. Leğen, küvet gibi bir şeyde yıkanıyorsa ayaklarını yıkamaz, en sonunda banyodan çıkarken yıkar. Fakat su akıp gidiyorsa hemen yıkar. Daha sonra başına üç defa su dökünerek saçını ve sakalını hilaller. Erkeğin saçı belik şeklinde örülmüşse, beliğini çözerek yıkanır. Kadın ise, saçının beliğini (örgüsünü) çözmese de olur. Daha sonra üç defa sağına, üç defa soluna, hâsılı vücudunun her yerine; bir kılın dibi dahi kuru kalmayacak şekilde su dökerek ovalar.[4] Böylece kuru yeri kalmadığına kalbi kanaat getirinceye kadar su dökünür. En son banyodan çıkarken ayaklarına soğuk su dökmek de sünnettendir. Banyoda çok durmak iyi değildir. İşi bitince hemen terkedilir.

Bu hususta nakledilen Hadis-i Şerif’lerden birinde Hz. Âişe Radiyallâhu anhâ şöyle anlatmaktadır:

أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ إِذَا اغْتَسَلَ مِنْ الْجَنَابَةِ بَدَأَ فَغَسَلَ يَدَيْهِ ثُمَّ يَتَوَضَّأُ كَمَا يَتَوَضَّأُ لِلصَّلَاةِ ثُمَّ يُدْخِلُ أَصَابِعَهُ فِي الْمَاءِ فَيُخَلِّلُ بِهَا أُصُولَ شَعَرِهِ ثُمَّ يَصُبُّ عَلَى رَأْسِهِ ثَلَاثَ غُرَفٍ بِيَدَيْهِ ثُمَّ يُفِيضُ الْمَاءَ عَلَى جِلْدِهِ كُلِّهِ (خ عن عائشة)

″Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem, cünüplük sebebiyle gusledeceği zaman önce ellerini yıkamak ile başlardı. Sonra namaz abdesti gibi abdest alırdı. Sonra parmaklarını suya batırır; onlarla saç diplerini hilallerdi. Sonra başına üç avuç üç kere su dökerdi. Sonra suyu bütün vücuduna dökerdi.″[5]

Gusül kanaat getirilinceye kadardır. Bir insan kanaat getirirse guslü tamamdır.


[1] Sünen-i İbn-i Mâce, Tahâret 16.

[2] Sünen-i Ebû Dâvud, Tahâret (1) 97.

[3] Kütüb-i Sitte, Hadis No: 3745, 3748.

[4] Kütüb-i Sitte, Hadis No: 3743.

[5] Sahih-i Buharî, Gusül 1; Kütüb-i Sitte, Hadis No: 3745.